benden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2011 Çarşamba

DERIN ARAMIZDA :)




Uzun bekleyisler sonunda kizim Derin aramiza katildi. İnatci kizim bir turlu gelmek bilmedi. 40+4 uncu gunde dogmaya karar verdi. 16 Agustos sabah saat 09:06 da birbirimize dokunabildik nihayet. İste sonsuz sevgi, iste kosulsuz sevgi, iste karsiliksiz sevgi :)

25 Temmuz 2011 Pazartesi

DERİN ICIN SURPRIZ BEBEK PARTİSİ


Minik kuzu Derin icin, teyzesi surpriz bir " Hosgeldin bebek" partisi duzenledi. Hazirliklarin cogu benim icin de surprizdi. Butun kizlar toplandik ve Derin icin bir araya geldik. Partinin konsepti tabi ki pembeydi.

Simdi gelelim hazirliklara :)

Oncelikle teyzemiz tarafindan davetiyeler hazirlandi ve kizlara gonderildi. Hepimizin pembe giyinmesi tek kosuldu.


Daha sonra evi susledik ve hazirladik.


Kapimiza Derin susumuzu astik.


Heryerde pembe-beyaz ugur bocekli balonlarimiz.


Pembe-beyaz coraplardan cicek buketimiz.


Masamizda neler mi vardi:
  • Kisir
  • Islak kurabiye
  • Kanepeler
  • Sans kurabiyeleri
  • Mercimekli kofte
  • Ev yapimi limonata
  • Cilekli tart
  • Zeytinyagli yaprak sarma
  • Gul boregi
  • Damla cikolatali muffin
  • Milfoy hamurundan citirlar



Pembe tuylu bardaklarimiz.


Sabahtan kanepeler hazirlandi. Bebek arabasi seklindeki kanepelerin uzerine zeytin ezmesi suruldu ve uzerileri salam ve kasarlarla suslendi.


Damla cikolatali muffinler. Gercekten cok lezzetli oldular, bunlari bir gun onceden hazirladik.


İslak kurabiyelerimiz babaannemiz tarafindan hazirlandi.


Daha once yayinlamis oldugum Cilekli Turta



Gelen hediyelerimizden bazilari. Minik kuzulu hatira defteri, body ve fotograf albumu.


Derin'e ozel cerceve ve fotograf albumu.


Veee son olarak gelen teyzelerimize hediye bebek arabasi susleri.





15 Ocak 2011 Cumartesi

BEBEK


Uzuuun zaman oldu, blogumu guncellemeyeli, arkadaslarimi ziyaret etmeyeli. Ama o kadar cok sey ust uste geldi ki. Benim icin guzel ve uzucu durumlar ic ice gecti. Once canimin ici kardesim Ankara'ya tasindi. Bir sonraki hafta ben ev degistirdim ve tam bu sirada guzel bir de haber aldik. Haber guzeldi ama bir o kadar da yorucu. Hala bitmeyen mide bulantilari yasiyorum. Tum gucumu sadece ise gitmek icin harciyorum. Aksam dondugumde ustumu bile degistiremeden koltuga uzaniyorum, ustumu ortuyorum, birseyler yiyebilirsem seviniyorum ve mide bulantilarimi unutmak icin hemen uyuyorum. Bu uzun zamandir boyle devam ediyor. En kisa zamanda normal hayatima bir nebze de olsa donmeyei umuyorum. Haaa bu arada ne cok fazla yemek yiyebiliyorum, ne mutfaga girebiliyorum, ne de yemek sitelerini gezebiliyorum. Bu yuzden sitemi bir daha ne zaman guncelleyebiliyorum hic bilmiyorum. En kisa zamanda araniza donmek dilegimle...

Bunlarin hepsine degecek insallah :)

2 Ekim 2010 Cumartesi

ADA 1 YAŞINDA!


Minik kuzu Ada 1 yasina girdi. Yagmur yagar mi diye beklerken, harika bir sonbahar gunuydu. O hicbirsey hatirlayamayacak ama iyi ki fotograflar var. İyiki dogdun teyzecimmmm :)

Veeee iste ugur bocegi temali hazirliklar:

İlk olarak davetiyemiz.



Ada hanim gelmeden biz hazirliklari tamamladik.

Ugur bocekli balonlar...



12 aylik seruven. Nasilda degistin ve gittikce guzellestin kuzu.


Masadan genel bir gorunum ve menudekiler:
  • Dogum gunu pastası
  • Dogum gunu kurabiyeleri
  • Muffinler
  • Ugur bocekli ve cicek kanepeler
  • Hasret'imin mercimekli koftesi
  • Annemin pohacalari
  • Sigara boregi
  • Cipsler ve karisik kuru meyveler

Annemin pohacalari


Dr oetkerin lillifee muffinleri.


Cicek kanepeler.


Ugurbocegi kanepeler.


Pastamiz. http://www.sekerdendusler.com/. Tesekkurler Selda'cim. Frambuazli pasta yine bir harikaydi.



Tarcin&Vanilya'dan kurabiyeler. Hic bu kadar lezzetlisini ve guzelini yememistim.
Bir de gelen misafirlere hediye olarak kitap ayraclamiz vardi. Onlarin fotograflari daha sonra...

6 Haziran 2010 Pazar

DATCA-SELIMIYE

Tekrar Merhaba :)

Yaz geldi, artik evde duramiyorum, sitemi guncelleyemiyorum ve bunun vicdan azabini cekiyorum. Buyuk bir hevesle baslattigim sitemle istedigim gibi ilgilenemiyorum. Yeni yeni heveslerim var artik. Bu aralar fena halde balkon-bahce islerine daldim. Yaklasik bir ay once diktigim biber ve salataliklarim artik ciceklendiler. Hatta biberimin ilk biberi kendini gosterdi. Her sabah gozumu aciyorum ve hemen balkonuma kosuyorum. Once onlari suluyorum, sonra kendimi hazirliyorum. Her sabah uyandigimda biraz daha buyumus olduklarini gormek, gune daha mutlu baslamami sagliyor.

Biberim BIBO :)

Salataligim SALO :)

Veeee bunlarin yaninda, artik 4 kucuk baligimiz da var. Uzun zamandir istedigimiz, ama baslarina birsey gelirse, cok uzulecegimizden korktugumuz baliklarimiz. Bu dusuncemizi yendik ve yola 2 japon, 1 teleskop ve 1 copcu baligi ile basladik. Umarim uzun sure bizimle birlikte olurlar.


Bunlarin disinda 4 gunluk bir tatil kacamagi yaptigimiz ve ilk defa gittigimiz Datca ve Selimiye. Sanirim cok guzel bir ayda gittik. Havanin kapali olmasini saymazsak, son derece sessiz, huzurlu,
farkli bir hayat yasamaya yonlendirecek guzellikteydi.

Oncelikle Marmaris'e dogru giderken her zaman ilk ugragimiz, Cine'deki "Eniste". Durmadan gecemedigimiz guzellikte kofte ve cop sis yapiyorlar. Piyazi da unutmayin. Yolunuz duserse mutlaka ugrayin.
Kofteci Eniste...

İlk duragimiz Datca-Palamutbuku. Bol kivrimli ve dar yollarinin yaninda, essiz guzellikte agaclar ve deniz manzarasi esliginde gidilen bol oksijenli bir yol. Bir yaniniz Ege, diger yaniniz Akdeniz. Bu keyifli yolun sonundaki duragimiz Aylin Ahsap Evler. Sehirden uzak, sessiz, tertemiz havasi, 2 km uzunlugundaki ince tasli denizine sahip koyu ve rengarenk cicekleri. 2 gece kaldigimiz ve bir turlu oradan ayrilmak istemedigimiz kucucuk bir koy.


Berrak deniz, kucuk taslar.


Rengarenk cicekler ve ahsap kokulu evler...


2 km uzunlugundaki koy.

Veee Knidos. Neredeyse Efes harabeleri kadar genis bir alana yayilmis olan eski yerlesim yeri. Apollon tapinagininin da bulundugu sasirtici bir yer.


Tiyatro...


Knidos'un kucuk limani.

Palamutbukunde atistirabileceginiz, ya da tika basa karninizi doyurabileceginiz cok ozenli, lezzetli, tertemiz, guleryuzlu, ilgili Semra hanimin islettigi "Le Jardin De Semra". Kesinlikle tavsiye ediyorum. Yolunuz duserse mutlaka ugrayin.

Denedigimiz; pesto domates soslu makarna yaninda ev yapimi limonata ve hmmm buz gibi kaymakli dondurmali limonlu parfe.

pesto soslu makarna...


Limonlu parfe.


2 gunun sonunda gozumuz arkada Palamutbuku'nden ayrildik. İlk hedef Eski Datca. Eski tas evleri, rengarenk cicekleri, harika pansiyonlari, her yerde CAn YUCEL'in izleri ve sicakkanli insanlari ile minicik bir koy aslinda.

Eski Datca sokaklari...

Burada konaklamadik ama bir dahaki sefere kalacagimiz yeri cok iyi biliyoruz. Bir yer ancak bu kadar sevimli, esprili ve ozenli olabilir. İste DEDE pansiyon.

Dede pansiyon...

Rengarenk saksilar...


Resepsiyon...


Otur ve rahatla :)

Bu da koy kahvesindeki kekik cayi. Kokusu hala burnumda. Veeee kahveyi mesken tutmus, bebek kirlangiclar.
Annelerini bekliyorlar...

Mis kokulu kekik cayi...

Son duragimiz Selimiye. Bir yer nasil bu kadar sessiz olabilir. Yuksek sesle konusmaya cekiniyorsunuz. Sadece kus ve circir boceklerinin sesleri. Dalga sesi bile yok. Deniz o kadar durgun ki... Bir gece konakladigimiz Kirmizi Balik Pansiyon. Oda-kahvalti hizmet veriyorlar. İsletenler Istanbul'lu bir cift. Tertemiz, son derece ilgili ve guleryuzlu insanlar. Ozenle hazirlanmis odalar. Harika bir kahvalti...




Veee meshur Pelikan. İnsanlar ona, o insanlara o kadar alismiski, bakkaldan arakladigi cerez paketlerine herkes gulup geciyor...



Artik donus yolu. Ugramadan gecemedigimiz Akyaka ve Cinar Plaji.



Bir sonraki tatil, ne olur cabuk gellllll.